Kategori arşivi: Günlük

Açgözlü, muhteris, kurnaz insanların mahvettiği doğa harikası bir belde:Uzungöl

Açgözlü, muhteris, kurnaz insanların mahvettiği doğa harikası Uzungöl

Trabzon’un Çaykara İlçesinin dünyaca bilinen turizm beldesi, Allah’ın burada yaşayanlara ve doğa sevgisi olan herkese cömertçe sunduğu eşsiz bir güzellik (idi) : Uzungöl!

Bir belde turizm adı altında insanlığın istifadesine sunulurken yerel yönetimler, turizm konusunda yetkin akademisyenler, yöre halkı, turizmciler gibi unsurların bu yer ile ilgili sağlıklı, akıllı, insaflı, yöresel ve etik değerlere uygun bir plan geliştirilir ve aşamalı olarak uygulamaya konulur.

Maalesef, Uzungöl, tüm bu aşamalardan yoksun bir şekilde turistik yer olarak ilan edildi. Gölün yakın çevresi büyük bir hızla kontrolsüz ve her türlü estetik anlayıştan uzak bir şekilde çeşitli konaklama mekânları ve “yetiştirme alabalık”, “taklit yemek” başta olmak üzere malzeme ve emek yoksunu yöresel yemeklerin pazarlandığı mekânlar inşa edildi, ediliyor!

Bu da yetmedi Çin malı hediyelik eşyalar “yöresel hediyelik” olarak turistlere pazarlanmaya çalışılıyor.

Paranın hırsına kapılan yöredeki yatırımcılar, bu güzel beldenin çirkinleşmesine aldırış bile etmeden bu günkü anlamsız, ruhsuz, estetikten yoksun yapıları yapmayı sürdürüyorlar. Yöre halkı da bölgeye olan rağbeti fırsata çevirmek için ahırlarını, merek ve evlerinin bir kısmını pansiyon yaparak Uzungöl gelirinden pay almaya başladılar.

Bu gün gelinen durum ise tam bir rezalet!

Uzungöl gibi bir doğa harikası hizmet ve kaliteden fakir, fiyattan zengin; turistin cebindeki paranın ne kadar fazlasını alırım diye düşünen işletmecilerin insafına bırakılmış bir yüz karası belde haline getirildi.

Bu yörenin çocuğu olarak hiç kimseye burayı tavsiye edemiyorum. Hatta buraya bir şekilde gelenler karşılaştıkları manzara ve diğer olumsuzluklardan tiksindiklerini belirtiyorlar ve ben maalesef “haklısınız”dan başka bir şey diyemiyor ve utanıyorum.

Benim utanmam mesele değil elbette ki ama Uzungöl bir gidenin asla bir daha gelmeyeceği ve çevresine tavsiye edemeyeceği bir kabusa dönüştürüldü.

Uzungöl işletmecileri, siz olsaydınız doğası katledilmiş; yemesi-içmesi, konaklaması ateş pahası, kaliteden yoksun bir yeri görmeye gider misiniz?

Uyanmazsanız, kendi bindiğiniz daldan düştüğünüzde uyanacaksınız.

Ve bu uyanış Uzungöl için çok geç olacak!

Share

BookCrossing (Kitap gezdirme)

logo

Çok güzel ve paylaşımcı bir düşünce.

*Book Crossing*

Amerika’da yeni bir moda çıkmış: Birtakım meçhul kişiler, kamuya acık yerlere birtakım kitaplar bırakıyorlarmış. Diyelim bir parka gidip bir banka oturuyorsun, bankta bir kitapla karşılaşıyorsun. Mahallede yasayan birçok kadının ortaklasa kullandığı ‘çamaşır yıkama merkezine’ gidiyorsun, makinelerden birinin üstünde bir kitap. Trene biniyorsun, aa, koltuğunda bir kitap bulunuyor. ‘Marketten’ alışveriş ederken elini atıyorsun, birisi bisküvi paketleriyle cips paketlerinin arasına bir kitap yerleştirmiş. Telefon kulübesine giriyorsun, telefonun yanında bir kitap… Define bulmak gibi! Roman, şiir, öykü, deneme, artık bahtına ne çıkarsa…

Bu moda İtalya’da ve Fransa’da da yayılmakta. Kitabı bırakan kişi kimliğini gizli tutuyor,

Kitabin parasını da helal ediyor. Tek ricası var, siz de okuduktan sonra buna benzer bir yere bırakın da başkaları da yararlansınlar. Fakat bunu başlatan kişi belli: Ron Hornbaker adında, Missouri eyaletinden bir bilgisayarcı.

Bu olaya ‘*BookCrossing*’ deniyormuş. ‘Kitap gezdirme’ diye mi tercüme edelim… Fransa’ da böyle ‘crossing’ yapan dokuz bin kişi varmış daha şimdiden, ortalıkta dolasan serseri kitap sayısı da on bini geçmiş…

Bu nedir biliyor musunuz arkadaşlar? Bu bir çeşit ‘okuma ve okutma kampanyasıdır’. Paylaşmaktır. Ve başlı başına bir projedir.

Londra’daki uygulama Türkbükü’nde de başlamış!

Türkbükü’nde plajdayım. Bir baktım, yattığım yerde bir kitap var… Adı,’Yıldızlı, yağmurlu geceler’… ‘Ah, biri unutmuş’ derken, kapağını açıp içine bakmak istedim ve beni şaşırtan bir yazı gördüm;

‘Ben bu kitabi severek okudum. Ve bitirdiğim yerde bırakıyorum. Sizin de seveceğinize eminim. Severseniz okuyun, sevmezseniz aynen bulduğunuz yerde bırakın. Okursanız, numara verdikten sonra sizde olduğunuz yerde bırakın lütfen… 03 / 2005 Türkbükü…’

03: Üçüncü kişinin bu kitabi bıraktığını belirtiyormuş… Diğer iki kişiden biri İstanbul’da bırakmış, diğeri ise Bodrum’da bırakmış… Ben aldım kitabi İstanbul’a geldim ve hala okuyorum.

Bitirince ben de ’04’ ve nerede okumuşsam yazıp bırakacağım. Meğerse bu yeni adetmiş… Özellikle Londra’da çok yaygınmış. Parklarda bırakıyorlarmış okudukları kitapları insanlar. Londra’da bırakılan bir kitap Kuzey İrlanda’dan çıkmış… Bakalım benim bırakacağım kitap nereden çıkacak?

Amaçları tüm dünyayı bir kütüphaneye çevirmek! Kitaba bir etiket alınıyor, sisteme kitapla ilgili bir takım giriliyor, bu etiket üzerinde ise bulana kitabin BookCrossing eylemi içersinde bırakıldığı, eğer ulaşım imkânı var ise sisteme bulunma ile ilgili ve eğer el değiştirecekse bir sonra bırakılacağı durak… vs ile ilgili bilgiler veriliyor. Bu sayede kitabınizı takip edebiliyorsunuz.

Elinizdeki kitabı bulduğunuz ilk noktaya bırakmadan önce sitesini incelemenizi tavsiye ederim. Siteye girince 2,5 milyon kitabin hala dolaşmakta olduğunu göreceksiniz.

http://www.bookcrossing.com/

Cafe’de, otel lobisinde, sinema’da kitap bulursanız, şaşırmayın hemen içine bakın, ‘book crossing’ olabilir..

 

Kaynak: Türk Kütüphanecileri Tartışma Listesi
Share