Uluslararası Arşivler Günü / International Archives Day 2015

Uluslararası Arşiv Günü 2015 kutlamalarına Katılmanızı ve Arşivinizi Desteklemenizi Bekliyoruz!

9 Haziran 2015 günü dünyadaki tüm arşivciler olarak mesleğimizin önemini vurgulamak ve başarılarımızı kutlamak için bir araya geliyoruz.

Kurumsal arşiv biriminizdeki bir koleksiyondan herhangi bir belge görüntüsü ile görüntü hakkında kısa bilgi bizimle paylaşmanızı bekliyoruz. Arşivinize ait kurumsal bilgileri ve web sitesi adresini de ekleyebilirsiniz.

Ayrıca dünyadaki tüm meslektaşlarınızın Arşiv Gününü kutlamak için Türkçe yazacağınız bir mesajı da iletmeniz bizleri çok mutlu edecektir.

Uluslararası Arşiv Konseyi’nin yerel ve bölgesel birimleri tarafından sizlerden gelecek tüm belgeleri ve mesajları yayınlamak için oldukça hoş bir web sitesi hazırladı.

2014’te yapılan kutlamaları görmek için www.internationalarchivesday.org web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Bu site 2014 Haziran ayında 15875 ziyaretçi tarafından ziyaret edilerek 1566845 hit aldı.

2015 yılı Uluslararası Arşivler Günü kutlamalarının, desteklerinizle daha da büyüyeceğini ve çok daha anlamlı olacağını ümit ederiz. Arşivinizden bir belgeyi ve mesajınızı bekliyoruz.

Katılmak için, arşivinizden seçtiğiniz (mak. 800×800 px) jpeg formatında görüntüyü, kendi dilinizde kısa bir tanım ve dilerseniz bir kutlama mesajıyla birlikte 30 Marta kadar aşağıdaki e-posta adresine yollayabilirsiniz.

m.langelaar@rotterdam.nl

2014’te kutlamalara destek verdiyseniz 2015 için de tekrarlayabilirsiniz.?

Facebook sayfamız:
https://www.facebook.com/pages/ICA-Section-Local-Municipal-and-Territorial-Archives/183455228363014

Twitter’da bizi takip edebilirsiniz:
@ICArchiv
#IAD15

Meslektaşlarımızdan arşiv hazinelerini paylaşmalarını sabırsızlıkla bekliyoruz.

Uluslararası Arşivler Günü kutlu olsun.

logokucuk

Hastanelerin Çocuk Bölümlerine “KORİDOR KÜTÜPHANESi” kuruluyor

OKUL KÜTÜPHANECİLERİ DERNEĞİNİN ÇOK ÖNEMLİ PROJESİ

Hastanelerin Çocuk Bölümlerine “KORİDOR KÜTÜPHANESi” kuruluyor!

Sevgimiz, kitaplarımız çocuklara umut olacak.

14 Şubat Uluslararası Kitap Değişim Günü’nü
14 Şubat KütüphaneSeverler Günü’nü,
14 Şubat Dünya Öykü Günü’nü,
14 Şubat Sevgililer Günü’nü,
15 Şubat Dünya Çocukluk Çağı Kanser Günü’nü, BİRLEŞTİRİYORUZ!

Hastanede uzun süreli kalan çocuklarımıza KORİDOR KÜTÜPHANESİ kuruyoruz.
14 ve 15 Şubat günlerini sizlerinde desteği ile daha da anlamlı kılacağız.
Nasıl mı? Hastanelerin Çocuk Bölümlerinde uzun süre yatan hasta çocuklar ve
aileleri için “Koridor Kütüphanesi” kuruyoruz.
Hayata Renk Ver Derneği ve Okul Kütüphanecileri Derneği işbirliği ile
yapılan “Koridor Kütüphanesi”ni 15 Şubat 2014 günü, Ümraniye Eğitim Araştıma Hastanesi Çocuk Bölümü koridoruna kuruyoruz.
Koridor Kütüphanesi kurulacak hastanelerde çocuklarla söyleşi-okuma-atölye
yapacak yazar-çizer dostlara şimdiden teşekkürler.

50. KÜTÜPHANE HAFTASI ANISINA KORİDOR KÜTÜPHANELERİ ÇOĞALACAK…

Hayata Renk ve Derneği ve Okul Kütüphanecileri Derneği işbirliğinde, yazar,
yayıncı, kitapçı, öğretmen ve kütüphanecilerin desteği ile 50. Kütüphane Haftası’na kadar
birçok hastanenin çocuk bölümünde “Koridor Kütüphanesi” kurmuş olacağız.

Kütüphane Haftasının 50. yılı anısına 2014 yılı sonuna kadar “Koridor Kütüphaleri” çoğalacak.

Nedir Koridor Kütüphanesi?

Çocuk Servislerinde tedavisi devam eden çocuk ve ebeveynlerin
faydalanabilmesi için 150-200 kitap kapasiteli açık bir kitaplık oluşturmayı ve bu kitaplığa düzenli olarak takviye kitap sağlamayı amaçlayan projenin ilk kitaplığı İstanbul Üniversitesi, İstanbul Çapa Tıp Fakültesinde kuruldu.

Çocukların hayatını renklendirmeyi, kitapların büyülü dünyalarından faydalanarak hastane
ortamını bir nebze olsun yumuşatmayı, kitap amaçlayan Koridor Kütüphanemizde kitapların yaş aralığı çocuklar ve refakatçi ebeveynler için geniş tutulmaktadır. İyi durumda, temiz, konu olarakmotive eden, umut veren, keyifli kitaplar tercih edilmektedir.
Kitap ihtiyacımız sürekli olup kitap bağışçısı olmak isterseniz lütfen bize ulaşın.
Kitaplarınızı göndereceğiniz adres:

STUDIO OFFICES İŞ MERKEZI BAĞDAT CADDESI İSTASYON YOLU SK. NO 3 ALTINTEPE / BOSTANCI / TELEFON: 0216 706 12 50
ÖZEL ve ACİL NOT: Bağış kitapların hijyenini sağlamak için Kitap Temizleme Cihazi ihtiyacımız bulunmaktadır.

Ayrıntılı Bilgi için:
Aydın İleri
Okul Kütüphanecileri Derneği Başkanı
0535 896 53 36
iletisim@okd.org.tr
http://www.okd.org.tr

 

logo

BookCrossing (Kitap gezdirme)

logo

Çok güzel ve paylaşımcı bir düşünce.

*Book Crossing*

Amerika’da yeni bir moda çıkmış: Birtakım meçhul kişiler, kamuya acık yerlere birtakım kitaplar bırakıyorlarmış. Diyelim bir parka gidip bir banka oturuyorsun, bankta bir kitapla karşılaşıyorsun. Mahallede yasayan birçok kadının ortaklasa kullandığı ‘çamaşır yıkama merkezine’ gidiyorsun, makinelerden birinin üstünde bir kitap. Trene biniyorsun, aa, koltuğunda bir kitap bulunuyor. ‘Marketten’ alışveriş ederken elini atıyorsun, birisi bisküvi paketleriyle cips paketlerinin arasına bir kitap yerleştirmiş. Telefon kulübesine giriyorsun, telefonun yanında bir kitap… Define bulmak gibi! Roman, şiir, öykü, deneme, artık bahtına ne çıkarsa…

Bu moda İtalya’da ve Fransa’da da yayılmakta. Kitabı bırakan kişi kimliğini gizli tutuyor,

Kitabin parasını da helal ediyor. Tek ricası var, siz de okuduktan sonra buna benzer bir yere bırakın da başkaları da yararlansınlar. Fakat bunu başlatan kişi belli: Ron Hornbaker adında, Missouri eyaletinden bir bilgisayarcı.

Bu olaya ‘*BookCrossing*’ deniyormuş. ‘Kitap gezdirme’ diye mi tercüme edelim… Fransa’ da böyle ‘crossing’ yapan dokuz bin kişi varmış daha şimdiden, ortalıkta dolasan serseri kitap sayısı da on bini geçmiş…

Bu nedir biliyor musunuz arkadaşlar? Bu bir çeşit ‘okuma ve okutma kampanyasıdır’. Paylaşmaktır. Ve başlı başına bir projedir.

Londra’daki uygulama Türkbükü’nde de başlamış!

Türkbükü’nde plajdayım. Bir baktım, yattığım yerde bir kitap var… Adı,’Yıldızlı, yağmurlu geceler’… ‘Ah, biri unutmuş’ derken, kapağını açıp içine bakmak istedim ve beni şaşırtan bir yazı gördüm;

‘Ben bu kitabi severek okudum. Ve bitirdiğim yerde bırakıyorum. Sizin de seveceğinize eminim. Severseniz okuyun, sevmezseniz aynen bulduğunuz yerde bırakın. Okursanız, numara verdikten sonra sizde olduğunuz yerde bırakın lütfen… 03 / 2005 Türkbükü…’

03: Üçüncü kişinin bu kitabi bıraktığını belirtiyormuş… Diğer iki kişiden biri İstanbul’da bırakmış, diğeri ise Bodrum’da bırakmış… Ben aldım kitabi İstanbul’a geldim ve hala okuyorum.

Bitirince ben de ’04’ ve nerede okumuşsam yazıp bırakacağım. Meğerse bu yeni adetmiş… Özellikle Londra’da çok yaygınmış. Parklarda bırakıyorlarmış okudukları kitapları insanlar. Londra’da bırakılan bir kitap Kuzey İrlanda’dan çıkmış… Bakalım benim bırakacağım kitap nereden çıkacak?

Amaçları tüm dünyayı bir kütüphaneye çevirmek! Kitaba bir etiket alınıyor, sisteme kitapla ilgili bir takım giriliyor, bu etiket üzerinde ise bulana kitabin BookCrossing eylemi içersinde bırakıldığı, eğer ulaşım imkânı var ise sisteme bulunma ile ilgili ve eğer el değiştirecekse bir sonra bırakılacağı durak… vs ile ilgili bilgiler veriliyor. Bu sayede kitabınizı takip edebiliyorsunuz.

Elinizdeki kitabı bulduğunuz ilk noktaya bırakmadan önce sitesini incelemenizi tavsiye ederim. Siteye girince 2,5 milyon kitabin hala dolaşmakta olduğunu göreceksiniz.

http://www.bookcrossing.com/

Cafe’de, otel lobisinde, sinema’da kitap bulursanız, şaşırmayın hemen içine bakın, ‘book crossing’ olabilir..

 

Kaynak: Türk Kütüphanecileri Tartışma Listesi

Dünya Belleği Konferansı raporu

 Dijital Çağda Dünya Belleği: Dijitalleştirme ve Koruma Konferansı

26-28 Eylül 2012, Vancouver, Kanada

(UNESCO Türkiye Millî Komisyonu İçin Rapor)

 http://yunus.hacettepe.edu.tr/~tonta/yayinlar/unesco-memory-of-the-world-conference-report.pdf

 

hitit_gunesi

Hititlinin Tanrı’ya Yakarışı

Tanrım, beni yavaşlat.

Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir.

Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele.

Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükunetini ver.

Sinirlerim ve kaslarımdaki gerginliği, belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür.

Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol.

Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını öğret; bir çiçeğe bakmak için yavaşlamayı, güzel bir köpek ya da kediyi okşamak için durmayı, güzel bir kitaptan birkaç satır okumayı, balık avlayabilmeyi, hülyalara dalabilmeyi öğret.

Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat. Hatırlat ki yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini, yaşamda hızı arttırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim.

Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla. Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi büyümesine bağlıdır.

Beni yavaşlat Tanrım ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine doğru göndermeme yardım et. Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha sağlıklı olarak yükseleyim.

Ve hepsinden önemlisi: Tanrım, bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için CESARET, değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için SABIR, İkisi arasındaki farkı bilmek için AKIL ve beni aşkın körlüğünden ve yalanlarından koruyacak DOSTLAR ver.

William Shakespeare

Korkularımızla yaşayamayız!

Korkuyor

İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.
Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi birşey vermedigi için.
Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için.

William Shakespeare

Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri:
Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı

Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı’nın 35. oturumunda onaylanmıştır.

İçinde yaşadığımız toplum kültürel olarak her geçen gün çeşitlenmektedir. Dünyada 6 binden fazla farklı dil konuşulmaktadır. Uluslararası göç oranları her yıl artmakta ve çok sayıda kişi birleşik kimlikler kazanmaktadır. Küreselleşme, göç artışları, hızlı iletişim, ulaşım kolaylığı ve 21. yüzyılın beraberinde getirdiği etkenler bir çok ülkenin nüfusunda kültürel çeşitliliği artırmıştır. Öyle ki önceleri kültürel çeşitliliğe sahip olmayan ülkelerin nüfusları dahi giderek çok kültürlü bir yapı kazanmaya başlamıştır.

“Kültürel çeşitlilik” ya da “çok kültürlülük” farklı kültürlerin uyum içinde birarada yaşaması anlamına gelmektedir. Bu kapsamda “kültür; bir gruba ya da topluluğa ait farklı düşünsel, maddesel, ruhani ve duygusal özellikleri temsil etmekte aynı zamanda sanat, edebiyat, yaşam tarzı, değerler sistemi, gelenekleri ve inançları içermektedir”. Kültür farklılığı ya da çok kültürlülük küreselleşen dünyamızda ve yerel kültürümüzde bizi birarada tutan yapıtaşıdır.

Devamı için lütfen tıklayınız:
http://www.ifla.org/files/library-services-to-multicultural-populations/publications/multicultural_library_manifesto-tr.pdf

 

interpares3a

Dijital Dünyada Kültürel Mirasın Yönetimi ve InterPARES 3 Projesi

Dijital Dünyada Kültürel Mirasın Yönetimi ve InterPARES 3 Projesi
Uluslararası Sempozyum

Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şubesi tarafından, InterPARES Projesi Türkiye direktörü Doç. Dr. Özgür Külcü ve SALT‘ın katkılarıyla hazırlanan “Dijital Dünyada Kültürel Mirasın Yönetimi ve InterPARES3 Projesi Uluslararası Sempozyumu” 10-11 Mayıs 2012 tarihleri arasında SALT Galata ev sahipliğinde gerçekleştirildi.
http://www.istanbulkutuphaneci.org/interpares3

SUNU:

manifesto

Kamusal Bilgi Alanı Manifestosu

Kamusal Bilgi Alanı Manifestosu, Avrupa Kamusal Bilgi Alanı Tematik Ağı COMMUNIA bağlamında hazırlanmıştır.

Kitap, yalnızca bir kitap olarak yazara aittir, ama düşünce olarak –kelimeler o kadar engin değildir- insanlığa aittir. Bütün zihinler bunda söz sahibidir. Eğer yazarın hakkı ve insan ruhunun hakkı olmak üzere iki haktan biri feda edilecek olsaydı, yazarın hakkının feda edilmesi gerekirdi, çünkü bizim tek önceliğimiz halkın çıkarıdır ve halkın çıkarı her şeyden önce gelmelidir.
         (Victor Hugo, Discours d’ouverture du Congrès littéraire international de 1878, 1878) 

 Kamusal Bilgi Alanı Manifestosu

Bağlantılar
http://communia-project.eu/final-report/
http://www.communia-association.org/wp-content/uploads/the_digital_public_domain.pdf

gazete2

Gazete Arşivleri

Bu gün ülkemizde çıkan günlük gazeteler tamamen bilgisayar ortamında hazırlandıkları için arşivlenmesi ve bu arşivin de erişimi, kullanımı hızlı ve kolay.

Osmanlı döneminde yayınlanmış gazeteler muhtelif kurumların gayretleri ile dijitalleştirilmiş ve toplu olmasa da bir şekilde erişilebiliyor. Ayrıca, 1923’den sonra çıkan gazetelerin bir kısmı harf devrimine kadar eski harfli Türkçe olarak yayınlanmaya devam etmiştir.

Gazetelerin arşivlerini incelemek İstanbul Atatürk Kitaplığında mümkün. Ancak Basın Müzesinde de bulunan gazete arşivlerini incelemek Atatürk Kitaplığı’nda olduğu kadar rahat değil.

Bazı gazeteler arşivlerinin bilimsel değerinin bilinci ve geleceğe duydukları sorumluluk duygusu ile kağıt ortamda bulunan eski sayılarını dijital ortama aktarmış ve indeksleyerek erişim ve kullanım kolaylığı sağlamışlardır.

Benim tespit edebildiğim ve kullandığım bu gün yayın hayatına devam eden üç büyük gazetenin arşiv durumu aşağıdadır:

Milliyet Gazetesi: 3 Mayıs 1950 ile 30 Haziran 2004 arası gazeteler dijitalleştirilmiş ve indekslenmiş durumda.
Araştırmaya üyelik sistemi ile ücretsiz olarak açık.

Cumhuriyet Gazetesi: 1930’dan bu yana olan arşivi, dijitalleştirilmiş ve indekslenmiş.
Araştırmaya muhtelif ücret seçenekleri ile açık.

Hürriyet Gazetesinin webte kullanılabilen arşivi 02 Kasım 1997 tarihinden itibaren başlıyor.  02 Kasım 2012 tarihinden bu yana muhtelif kelimeler üreterek arama yapılabiliyor.
Bunun  dışında Hürriyet Gazetesinin de eski sayılarını dijital ortama aktardığı konusunda bilgi var, ancak kullanıma açık değil. Halen doğum günlerinize ait sayıyı ücreti karşılığında isteyebiliyorsunuz.

Congre Kütüphanesini (Library of Congress) incelediğimizde, tüm eyaletlerde 1836 yılından itibaren yayınlanan tüm gazeteleri bir program dahilinde dijitalleştirmeye başlamış ve devam ediyor. Dijital ortama aktarılanlar ise internet üzerinde araştırmaya açık. Hatta bir kısım gazetelerimizi indekslemişler. Resmi Gazete’mizi mikrofilme almışlar.

Ulusal boyutta yayınlanan gazetelerimizin bir proje ile dijitalleştirilip bilim insanlarının istifadesine sunulması geç kalmış bir durumdur ve hemen hayata geçirilmesi gerekir.

Gerek günümüz ve gerekse Osmanlı dönemine ait bazı gazete ve süreli yayınları muhtelif kütüphanelerde bulmak mümkün. Bunların bir kısmının kataloğu, bir kısmının listesi bulunmaktadır.

Dünyadan örnekler:

 Avustralya (Trove ): Trove’u, bir bilgi hazinesinin açık kaynak kodlu hali olarak düşünebilirsiniz. Sitede uzun gazete ‘başlıkları’ arasından biri seçip bilgi alabiliyor, şehre göre bile filtreleme yapabiliyorsunuz. http://trove.nla.gov.au/newspaper

Times Machine – The New York Times: ‘Times Machine’, size New York Times’ın 17 Eylül 1851’deki ilk sayısından 30 Aralık 1922’ye tüm gazeteleri sunuyor. Tarih aralığı sınırlı da olsa, örneğin Birinci Dünya Savaşı dönemini kapsadığını düşündüğümüzde önemli bilgiler sunuyor. http://timesmachine.nytimes.com/browser

Chronicling America: Kongre Kütüphanesi tarafından tutulan bu dev arşivde 23 Amerikan eyaletine ait gazete arşivlerine göz atabiliyorsunuz. Projenin amacı, 1836’dan 1922’ye dek ABD’nin tüm eyaletlerinde yayınlanmış gazeteleri dijital ortama geçirmek. Sitede 1690’dan bu yana ABD’de yayınlanan gazetelerde yer alan bilgileri listeleyen bir dizin de mevcut. http://chroniclingamerica.loc.gov/

HistoryBuff: Bu site, eski gazetelerin arşivlerini sağlamak yerine, son 400 yılda Amerikan tarihindeki önemli olaylar hakkında seçilmiş bir koleksiyon sunuyor. Site, gazetelerin ilk zamanlarında haberleri nasıl yayınladığını görmek isteyen öğrenci ve öğretmenler için hazırlanmış. Seçilen gazeteleter, 1700 ile 2004 yılları arasındaki dönemi kapsıyor. http://historybuff.com/

The Newspaper Genealogy Archives: Sitenin kapsadığı haber sayısı sınırlı, ancak ABD, İngiltere, İskoçya, İrlanda ve Avusturya gazetelerinin de dahil edilmesiyle geniş bir arşiv sunuyor. Site, soy ve tarihi bilgi araştırmaları için tasarlanmış. Arşivler, 18. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına kadar olan haberleri kapsıyor. Haberler, evrensel önemi olan olaylardan çok doğum, ölüm, şirket dizilişleri gibi kişisel duyuruları içeriyor. http://theoldentimes.com/archives.html

Google Archive Search: Tarihi haberleri aramak için Google News Archive’i deneyebilirsiniz. Haber arşivi, otomatik olarak bir zaman çizgisi oluşturabiliyor ve bu haber çizgilerini farketmede oldukça faydalı oluyor. http://news.google.com/news/advanced_news_search?as_drrb=a

(Kaynak: http://www.chip.com.tr/galeri/gazete-arsivlerini-okuyabileceginiz-6-site_2123_2.html)
Ulusal Bilgi Merkezi Modeli

Dağınık haldeki bilgi kaynakları!: ULUSAL BELLEK MERKEZİ

Dağınık haldeki bilgi kaynakları!: ULUSAL BELLEK MERKEZİ

Ülkemizdeki genel bilgi kaynaklarına/araştırma merkezlerine baktığımızda durum hiç iç açıcı değil. Hemen hemen tamamı birbirinden kopuk ve çoğu da habersiz arşiv ve kütüphanelerimiz araştırıcılar için benzer imkânları sunmak için benzer yatırımları yapmakta.

Ülkemizde bulunan belli başlı araştırma kurumları:

Yukarıdaki listede en çok bilinen arşiv ve kütüphaneler belirtilmiş bulunmaktadır.

Araştırma yapan her derecedeki bilim insanları ilgisine göre, farklı kentlerde bulunan bu araştırma kurumlarından en az birinde çalışma yapmak durumundadır.  Bu Kurumlardan bir kısmının araştırmaya yönelik teknik alt yapısı bulunmamaktadır. Var olanlar ise ya yetersizdir ya da sürekli hizmet verme konusunda sorunlar yaşanmaktadır.

Halbuki günümüz bilgi ve iletişim teknolojileri tüm bu merkezlerin ortak veritabanından hizmet verecek düzeydedir. Aslında herkesin arzu ettiği bu tip bir hizmet her nedense bir türlü hayata geçirilememiştir. Bazı araştırma kurumları kataloglarını yeni yeni bilgisayar ortamına aktarmış olup yararlanılabilir durumda değildir.

Umut verici olan gelişmelerden biri üniversite kütüphanelerinin to-kat (Ulusal Toplu Katalog-http://www.toplukatalog.gov.tr) altında birleşme çabaları ile Mill’i Saraylar Dolmabahçe Sarayı Müzesi Arşivindeki arşiv malzemesinin olması gereken yere, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğüne (Osmanlı Arşivi) devridir. Ayrıca iki yıl önce Türkiyedeki yazma eserleri tek çatı altında toplama amacıyla kurulan Türkiye Yazma Eser Kurumu (http://www.yazmalar.gov.tr) bu yönde atılmış ciddi bir adımdır.

Her kurumun ayrı ayrı teknik yatırım yapması yerine ortak projeler geliştirerek Ulusal Bellek Merkezinin kurulmasının önü açılmalıdır.

Araştırıcılara bilgi kaynaklarına kesintisiz ve kolay erişim imkânı sağlanmalıdır. Bu sayede araştırmalarını mekan ve zamandan bağımsız sürdürmeleri mümkün olabilecektir.

Aslında araştırıcıların tüm bu araştırma kurumlarına gitmelerine de gerek yoktur. Okullarından, evlerinden kısaca bulundukları yerden araştırma inceleme işlemlerini yapabilmeli ve gerektiğinde de kopya alabilmelidirler.

Teknolojinin küresel bir köy haline getirdiği günümüzde, Ülkemizin ve dünyanın her yerinden her tür araştırıcının ve bilim insanlarının daha sağlıklı ve daha nitelikli “bilgi” üretmeleri için güçlü bir adım gerekiyor.

Kurumsal tekelin önüne geçmeliyiz. Kişisel çabalar yerine benzerlerini örnek alarak Kurumlar ortak sinerji oluşturmalılar.

Ulusal Bellek Merkeziiçin önerimi 21-23 Kasım 2012 tarihleri arasında İstanbul’da yapılan Osmanlı Coğrafyası Kültürel Arşiv Mirasının Yönetimi ve Tapu Arşivlerinin Rolü Uluslararası Kongresi‘nde sundum.